AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, dün akşam Silivri’deki, Demokrasi Nöbetine katıldı. Uğur Mumcu Meydanı’nda nöbet tutan vatandaşlarla bir araya gelen Temurci’ye; AK Parti İstanbul Milletvekilleri Tülay Kaynarca ve Abdullah Başçı, AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Metin Karakaş, AK Parti Silivri İlçe Başkanı Rıfat Kutlu ve Silivri eski Belediye Başkanı Hüseyin Turan eşlik etti.
“Eğer bu alçakların girişimi onların lehine sonuçlansaydı, bırakın meydanlarda zafer kutlamayı, şehitlerimizi bile gömmeye müsaade etmeyecekti bu alçaklar. Onun için ki Rabbimize hamdolsun. Bunlar hamdolsun buluşmalarıdır, şükür buluşmalarıdır, millet buradaysa al bayrak inmeyecek buluşmalarıdır” diye konuşan Temurci, sözlerine şu şekilde devam etti;
“Çok şey yaşadık. Bugün eğer Silivri’de gecenin bu saatinde hep birlikte berabersek, niçin burada olduğumuzu hasbihal etmemiz lazım. 15 Temmuz da biz darbelerden bir darbe yaşamadık. Darbeler yönetim değişikliğidir. Hükümet edenler daha önce 60’da, 80’de olduğu gibi tutuklar, bir takım operasyonlar olur ve daha sonra da başka birileri gelir. Biz yıllar önce yapılan o darbelere de lanet okuduk. Ama biz darbeyle karşı karşıya gelmedik, birileri bu millete karşı adeta bir katliama girişti. Ve bu alçaklar bu Peygamber Ocağı diye bildiğimiz, gördüğümüz, bizim inancımızla biz ordumuzu böyle görürüz. Biz askerimize Mehmetçik deriz, küçük Muhammed deriz. Bu alçaklar Peygamber ocağı diye bildiğimiz ve inandığımız, inanmaya devam ettiğimiz bu kutsal yuvaya adeta yuvalanmışlar. Ve onlar 15 Temmuz gecesi bu milletin istiklaline ve istikbaline kurşun sıktılar. O alçaklar kendi uçağımızı, kendi tankımızı bizim kardeşlerimize yönelttiler, gençlerimize ateş ettiler. Cumhurbaşkanımızı öldürmek istediler. Sadece yarım saat farklı bir durum olsa, bugün başkomutanımızın bir emriyle bugün bu kalabalık burada olamayacaktı. Bunu şunun için anlatıyorum. Onlar düşmanların bile yapmadığı meclisimizi bombaladılar. Onlar dünyaya öyle bir görüntü vermek istediler ki, dünyanın göz bebeği Boğaziçi’ne tankları sürdüler. Orada helikopterlerle gençlerimize ateş ettiler. Onun için gittiğimiz her yerde gençlerimize teşekkür ediyorum.“ONUR VE ŞEREF DUYUYORUZ”Boğaziçi köprüsünde o gece tanka tüfeğe karşı çıplak elleriyle koşan o genç kardeşimi bayrak elinde vurulup, yere düşüşünü gördük ya rabbimize hamdolsun. Böyle bir milletin ferdi olmaktan dolayı onur duyuyoruz, şeref duyuyoruz. Dünyada hiçbir millet tanka tüfeğe karşı, zulme karşı böyle ayağa kalkamaz. Onun için bu milletin ferdi olmak büyük bir bahtiyardır, büyük bir onurdur. Değerli gençler, hiç merakınız olmasın merhamet etmeyene merhamet edilmez. Bu bizim şiarımız. Ve asla şundan şüpheniz olmasın. O uzun adam bir şey söyledi, ‘eğer parlamento, orada ki siyasi partiler bu alçaklara ve bu zalimlere karşı idamla ilgili gerekeni yaparlarsa ben onu imzalayacağım’ dedi. Bu reisin sözü, bu Cumhurbaşkanımızın sözü. Bundan şüpheniz olmasın.‘TEK BİR DERDİMİZ VAR BAYRAK’Bugün benim burada bulunma nedenim o parti için bu parti için değildir. Bugün burada bulunmamızın tek bir nedeni var, o da vatan. İfade ediyorum, tekrar tekrar söylüyorum, biz 15 Temmuz gecesi Haliç’e, E-5’e çıktığımız da orada bizim yüzümüze bakarak, ‘sayın başkan size hiç oy vermedim, oy vereceğimi de düşünmüyorum ama bugün başka bir gün, demokrasiye sahip çıkmamız lazım’ diyen ve kardeşleriyle birlikte yol yürümüş bir il başkanıyım. Onun için bunu bir sorumluluk olarak addediyorum. Bu nöbetler sadece AK Parti’nin nöbetleri değil, bu kürsüler sadece bize ait değil, burada diğer partilerin temsilcileri de gelip konuşsun, işadamlarımız da gelsin selam versin. Tek bir derdimiz var bayrak ve vatan. Bunun için ortak paydada bir olmalıyız. Çünkü 40 yıl devletimizi elimizden almaya çalışan bu alçakların sadece bir gecede bundan vazgeçeceklerini düşünmüyorum. Aman ha sizde düşünmeyin ki, bu iş bitti. Onun için uyanık olacağız. Biz siyasi rekabetimizi siyasi partilerle her zaman yaparız, kendimize güveniriz ve her zaman da 2023, 2053 hedeflerimizle birlikte emin adımlarla yürürüz. Siyasetimizi yaparız.‘ÖNCE ADAM OLUN’Ama bugün burada, Silivri’de siyasi görüşüne bakılmaksızın her kapı çalınsın, herkese gidilsin, bu haşhaşiler bu zalimler bu Fetö terör örgütü herkese çok daha ciddi bir şekilde anlatılsın. Niçin mi? İstiklal Marşımız ‘Korkma’ diye başlıyor. İstiklal Marşı ‘korkma’ diye başlayan bir milletin korkmadığını biz dünya aleme gösterdik. Geçen gün Fransa’da bir yazar şöyle yazmış; ‘Bundan sonra Fransa’da terör olayı olursa Fransız polisini çağırmayacağım, Türk Milletine haber vereceğim.’
Dolayısıyla bu millet yeri geldiğinde ordu millet nasıl olunur bunu tüm dünyaya gösterdi. Ama bu millet bir şeyi de gördü. Şu anda Avrupa’ya bakıyoruz, Amerika’ya bakıyoruz, bize diyorlar ki ülkenizde ne oldu, bu Fetö terör örgütü ne yaptı bize kanıt gösterin. Biz diyoruz ki, ey Batı, ey Amerika bu ülkede neredeyse 200 yıldır sergilediğiniz bu oyuna bu millet ve onun lideri ‘dur’ dedi. Onun için ilk defa yenildiniz, ilk deva sesiniz soluğunuz çıkmıyor. Ama unutmayın biz Avrupa’nın, Amarika’nın halklarına düşman değiliz, biz onların idarecilerinin şunu anlamasını bekliyoruz. Şu anda biz demokrasi nöbeti tutuyoruz. Allah aşkına son 600 yıldır buna Fransız ihtilali de dahil bana bir millet gösterin dünyanın en çağdaş silahlarına karşı gövdesini siper eden, demokrasiyi ve özgürlüğü koruyan bana başka bir millet gösterin. Bize Türkiye’ye kanıt sormayın, önce adam olun ve Cumhurbaşkanımızın dediği gibi dürüst olun.‘ZALİMLER ASLA KAZANAMAYACAK’Bu millet dosta düşmana nasıl bir millet olduğunu gösterdi. Şimdi bu meydanlarda, Silivri’de bu millet çok güzel destan yazıyor. Bu zalimler, bu alçaklar Türkiye’yi ele geçirdik resmi vermek istediler ama bu resmi tam tersine döndüreceğiz dediğimiz de başkanım emriniz olur diyen, ayağından vurulan, anneme babama ulaşamıyorum diye beni arayan kardeşlerimde bu alanlarda unutulmamalı. Değerleri kardeşlerim, bu zaferin iki tane galibi var. Bu zaferin öncelikle ve incelikle galibi sizlersiniz, milletimiz. Çünkü bu millet sokaklara çıkmasaydı, İlçe Emniyet Müdürünün eğer yanımda millet olursa ben bu alçaklarla savaşacağım sözü gerçek olmazdı. Ama bu millet inandığı bir liderin karşı koyacağız, mücadele edeceğiz, sokaklara çıkacağız dediğinde bir sözüyle sokaklara çıkan bir millettir. Millet ve Lider var oldukça al bayrak inmeyecek. Ve bu ülkede zalimler asla kazanamayacak.”
“Eğer bu alçakların girişimi onların lehine sonuçlansaydı, bırakın meydanlarda zafer kutlamayı, şehitlerimizi bile gömmeye müsaade etmeyecekti bu alçaklar. Onun için ki Rabbimize hamdolsun. Bunlar hamdolsun buluşmalarıdır, şükür buluşmalarıdır, millet buradaysa al bayrak inmeyecek buluşmalarıdır” diye konuşan Temurci, sözlerine şu şekilde devam etti;
“Çok şey yaşadık. Bugün eğer Silivri’de gecenin bu saatinde hep birlikte berabersek, niçin burada olduğumuzu hasbihal etmemiz lazım. 15 Temmuz da biz darbelerden bir darbe yaşamadık. Darbeler yönetim değişikliğidir. Hükümet edenler daha önce 60’da, 80’de olduğu gibi tutuklar, bir takım operasyonlar olur ve daha sonra da başka birileri gelir. Biz yıllar önce yapılan o darbelere de lanet okuduk. Ama biz darbeyle karşı karşıya gelmedik, birileri bu millete karşı adeta bir katliama girişti. Ve bu alçaklar bu Peygamber Ocağı diye bildiğimiz, gördüğümüz, bizim inancımızla biz ordumuzu böyle görürüz. Biz askerimize Mehmetçik deriz, küçük Muhammed deriz. Bu alçaklar Peygamber ocağı diye bildiğimiz ve inandığımız, inanmaya devam ettiğimiz bu kutsal yuvaya adeta yuvalanmışlar. Ve onlar 15 Temmuz gecesi bu milletin istiklaline ve istikbaline kurşun sıktılar. O alçaklar kendi uçağımızı, kendi tankımızı bizim kardeşlerimize yönelttiler, gençlerimize ateş ettiler. Cumhurbaşkanımızı öldürmek istediler. Sadece yarım saat farklı bir durum olsa, bugün başkomutanımızın bir emriyle bugün bu kalabalık burada olamayacaktı. Bunu şunun için anlatıyorum. Onlar düşmanların bile yapmadığı meclisimizi bombaladılar. Onlar dünyaya öyle bir görüntü vermek istediler ki, dünyanın göz bebeği Boğaziçi’ne tankları sürdüler. Orada helikopterlerle gençlerimize ateş ettiler. Onun için gittiğimiz her yerde gençlerimize teşekkür ediyorum.“ONUR VE ŞEREF DUYUYORUZ”Boğaziçi köprüsünde o gece tanka tüfeğe karşı çıplak elleriyle koşan o genç kardeşimi bayrak elinde vurulup, yere düşüşünü gördük ya rabbimize hamdolsun. Böyle bir milletin ferdi olmaktan dolayı onur duyuyoruz, şeref duyuyoruz. Dünyada hiçbir millet tanka tüfeğe karşı, zulme karşı böyle ayağa kalkamaz. Onun için bu milletin ferdi olmak büyük bir bahtiyardır, büyük bir onurdur. Değerli gençler, hiç merakınız olmasın merhamet etmeyene merhamet edilmez. Bu bizim şiarımız. Ve asla şundan şüpheniz olmasın. O uzun adam bir şey söyledi, ‘eğer parlamento, orada ki siyasi partiler bu alçaklara ve bu zalimlere karşı idamla ilgili gerekeni yaparlarsa ben onu imzalayacağım’ dedi. Bu reisin sözü, bu Cumhurbaşkanımızın sözü. Bundan şüpheniz olmasın.‘TEK BİR DERDİMİZ VAR BAYRAK’Bugün benim burada bulunma nedenim o parti için bu parti için değildir. Bugün burada bulunmamızın tek bir nedeni var, o da vatan. İfade ediyorum, tekrar tekrar söylüyorum, biz 15 Temmuz gecesi Haliç’e, E-5’e çıktığımız da orada bizim yüzümüze bakarak, ‘sayın başkan size hiç oy vermedim, oy vereceğimi de düşünmüyorum ama bugün başka bir gün, demokrasiye sahip çıkmamız lazım’ diyen ve kardeşleriyle birlikte yol yürümüş bir il başkanıyım. Onun için bunu bir sorumluluk olarak addediyorum. Bu nöbetler sadece AK Parti’nin nöbetleri değil, bu kürsüler sadece bize ait değil, burada diğer partilerin temsilcileri de gelip konuşsun, işadamlarımız da gelsin selam versin. Tek bir derdimiz var bayrak ve vatan. Bunun için ortak paydada bir olmalıyız. Çünkü 40 yıl devletimizi elimizden almaya çalışan bu alçakların sadece bir gecede bundan vazgeçeceklerini düşünmüyorum. Aman ha sizde düşünmeyin ki, bu iş bitti. Onun için uyanık olacağız. Biz siyasi rekabetimizi siyasi partilerle her zaman yaparız, kendimize güveniriz ve her zaman da 2023, 2053 hedeflerimizle birlikte emin adımlarla yürürüz. Siyasetimizi yaparız.‘ÖNCE ADAM OLUN’Ama bugün burada, Silivri’de siyasi görüşüne bakılmaksızın her kapı çalınsın, herkese gidilsin, bu haşhaşiler bu zalimler bu Fetö terör örgütü herkese çok daha ciddi bir şekilde anlatılsın. Niçin mi? İstiklal Marşımız ‘Korkma’ diye başlıyor. İstiklal Marşı ‘korkma’ diye başlayan bir milletin korkmadığını biz dünya aleme gösterdik. Geçen gün Fransa’da bir yazar şöyle yazmış; ‘Bundan sonra Fransa’da terör olayı olursa Fransız polisini çağırmayacağım, Türk Milletine haber vereceğim.’
Dolayısıyla bu millet yeri geldiğinde ordu millet nasıl olunur bunu tüm dünyaya gösterdi. Ama bu millet bir şeyi de gördü. Şu anda Avrupa’ya bakıyoruz, Amerika’ya bakıyoruz, bize diyorlar ki ülkenizde ne oldu, bu Fetö terör örgütü ne yaptı bize kanıt gösterin. Biz diyoruz ki, ey Batı, ey Amerika bu ülkede neredeyse 200 yıldır sergilediğiniz bu oyuna bu millet ve onun lideri ‘dur’ dedi. Onun için ilk defa yenildiniz, ilk deva sesiniz soluğunuz çıkmıyor. Ama unutmayın biz Avrupa’nın, Amarika’nın halklarına düşman değiliz, biz onların idarecilerinin şunu anlamasını bekliyoruz. Şu anda biz demokrasi nöbeti tutuyoruz. Allah aşkına son 600 yıldır buna Fransız ihtilali de dahil bana bir millet gösterin dünyanın en çağdaş silahlarına karşı gövdesini siper eden, demokrasiyi ve özgürlüğü koruyan bana başka bir millet gösterin. Bize Türkiye’ye kanıt sormayın, önce adam olun ve Cumhurbaşkanımızın dediği gibi dürüst olun.‘ZALİMLER ASLA KAZANAMAYACAK’Bu millet dosta düşmana nasıl bir millet olduğunu gösterdi. Şimdi bu meydanlarda, Silivri’de bu millet çok güzel destan yazıyor. Bu zalimler, bu alçaklar Türkiye’yi ele geçirdik resmi vermek istediler ama bu resmi tam tersine döndüreceğiz dediğimiz de başkanım emriniz olur diyen, ayağından vurulan, anneme babama ulaşamıyorum diye beni arayan kardeşlerimde bu alanlarda unutulmamalı. Değerleri kardeşlerim, bu zaferin iki tane galibi var. Bu zaferin öncelikle ve incelikle galibi sizlersiniz, milletimiz. Çünkü bu millet sokaklara çıkmasaydı, İlçe Emniyet Müdürünün eğer yanımda millet olursa ben bu alçaklarla savaşacağım sözü gerçek olmazdı. Ama bu millet inandığı bir liderin karşı koyacağız, mücadele edeceğiz, sokaklara çıkacağız dediğinde bir sözüyle sokaklara çıkan bir millettir. Millet ve Lider var oldukça al bayrak inmeyecek. Ve bu ülkede zalimler asla kazanamayacak.”










